top of page

BİR YENİ YIL MASALI...

Updated: Jan 1

MASALCI ZÜRAFA ve MINIK KIZ

Gece çok erken çökmüştü kasabaya. Çünkü günler soğuk ve rüzgarlıydı. Kesinlikle her yere uzak bu kasabada, güzel olan tek şey gökyüzüydü. Günün üstüne örttüğü siyah çarşafın üzerinde pırıldayan pullar, yıldızlar, tüm kasabanın sokaklarını aydınlatmaya yetiyordu.


Loş sokakların birinden kasabının dışındaki çitlere doğru, minik adımları ile yürüyen kocaman bir kız gölgesi uzandı. Gölge loş sokaklardan, kasabanın bittiği deniz kıyısına doğru kısaldı, kısaldı, kısaldı … Minik kız önünü görebilmek için gözlerini kıstı. Yüksek kayaları döven Manş denizinin dalgalarını, güçlü seslerinden hissedebiliyor ama hiçbir şeyi seçemediği denizin karanlığı, uçsuz bucaksız önünde uzanıyordu. Islanmamak için, biraz geride duran bir kayanın üzerine oturdu. Mutsuz muydu yoksa umutsuz mu kara vermeye çalışıyordu. Neredeyse yeni yıla girmek üzereydiler.


Belki de son 10…9…8..7.. Kafasını kaldırdı. Yıldızlara baktı. Bir süre öylece kaldı. Yıldızlar kasaba halkı için de değerliydi. Bir keresinde sokak lambalarının neden bu kadar erken saatte söndürüldüğünü sormuştu;” Yıldızlar! “Demişlerdi.” Eğer sokak lambalarını söndürmezsek onları göremiyoruz. Yıldızları daha uzun süre görebilmek için..”

Yıldızlar ! “ dedi Masalcı Zürafa. Uçurumun hemen ardından boyunu uzatarak minik kıza doğru. “Yıldızlar diyorum, ne kadar da parlak ve güzeller bu yılbaşı gecesinde. Mevsimin bu zamanları onları böylesine parlak ve canlı görebilmek ne şans değil mi ? “


" ÇİZİM by TUNA CEYLAN - INSTA: art_tuna.ceylan


Minik kız Zürafayı karşısında görünce dona kaldı. Bir Zürafa. Burada. Üstelik konuşan bir Zürafa.

“ Pek konuşkan değilsin, sanırım” diye tekrar seslendi minik kıza. Kız toparlandı biraz. Belli ki arkadaş canlısı bir Zürafaya benziyor diye düşündü içinden. Düşündü… düşündü.. düşündü..

“Ne düşünüyorsun öyle? “ diye sordu üsteleyerek Zürafa, kıza.

“Yıldızlar “dedi Minik Kız. Onlara ulaşmayı ne kadar çok isterdim. Ama işte bak . Ne kadar minik ve çaresizim. Bu kasabanın karanlığında tıkılıp kaldım. Oysaki bir yolu olsa. Yıldızlara varmanın. Yükseğe… daha yükseğe.. Ama nerde. Bu erken inen karanlık zamanları, loş gecelerin uzun uzun üstüme çöküşleri.. Öyle mutsuzum ki. Belki de umutsuzum. Aslında tam olarak hangisi olduğuna karar vermek için geldim buraya. Yalnız kalıp düşünmek için…


Minik kız yüzü asık ve mutsuz söylenirken, Masalcı Zürafa, uçurumun içindeki derin bir yarıktan sihirli minik bir merdiven çıkardı. “ Ha, ha işte sana sihirli bir merdiven. Artık mutsuz ya da umutsuz olmana gerek yok. Yıldızlara ulaşmak istiyordun değil mi ? Bu merdiveni dilediğin bir yere dayayarak kullanabilirsin. Sen basamakları çıktıkça merdiven uzamaya devam edecek. Belki de sonsuz yüksekliklere. Belki de yıldızların bile ötesine gidebileceksin. Al bakalım. “ dedi Zürafa. Minik merdiveni, kızın oturduğu kayalığın yanına dayadı. Kızın gözlerine baktı. Heyecan dolu bir ışıltı görebilmek için.


Ama Minik Kızın gözleri şaşkınlıkla birlikte korkuya bulanmış şekilde bakıyordu. Sanki dili tutulmuştu ama kesinlikle mutluluktan değil. Birkaç dakika önce yükseklere sevdalı minik kız, yanı başına konan sonsuz merdivene öylece bakakalmıştı.

Masalcı Zürafa da şaşkınlığını gizleyemedi, sordu hemen; “ Ne oldu ? Mutlu değil misin?”Minik kız, utanç, korku ve endişeye bulaşmış bir ses tonuyla cevap verdi Zürafaya; “Şey… ımmm.. ben… ben şimdi hatırladım da; ben ; Yüksekten çok korkarım ! “.

……

Hayattaki en büyük bahanelerimizdir korkularımız, cesur olanlar için yazılır masallar.

Yeni yılda bol cesaret, bol şans ve tüm masallarınızın gerçek olması dileği ile !


Duygu Tunç Baş




702 views0 comments

Recent Posts

See All
bottom of page